Işık Çağı Çocukları Öyküleri

Psikoloji kelimesinin anlamı ruh bilimdir ama nedendir bilinmez hep negatife, hep hastalıklara odaklanılır. Akla, “Acaba insan ruhu negatif bir yapı mıdır?” sorusu gelir ister istemez…. 2000 yılında psikoterapi yöntemlerinin arasına katılan Pozitif Psikoloji Okulu da buna bir son vermek, biraz da insanların pozitif özelliklerine odaklanmak için ortaya çıkmamış mıdır??

O halde yeniçağın çocukları açısından olaya bakarsak ilk yapmamız gereken, onların bir türlü anlamlandıramadığımız ama belki de günümüz için çok gerekli olan özelliklerini tanımaya çalışmak olacaktır!…

Sonrasında bizler ve çocuklar için zorluk çıkartabilecek konuları çözmeye odaklanabiliriz. Dikkat ettiyseniz denkleme bizleri, yani yetişkinleri de kattım. Hatta aslında öncelikli olarak kendimizi dahil etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü genellikle durumu problem olarak yorumlayanlar biz büyükler oluyoruz!

Şimdiye kadar çalıştığım ailelerin hepsinde problemin en az %50’si yetişkinlere aitti desem, ne düşünürdünüz? Yetişkinlerden kastım anne babalar, eğitimciler ve hatta danışmanlar. Bu çocukları daha önceden belirlenmiş kalıplara oturtmaya çalıştığımız zaman bunlara sığmadıklarını görüyoruz. Çünkü artık paradigma değişti.

Durumu biraz daha iyi anlayabilmek için sizlere benim Işık Çağı Çocukları dediğim, genellikle Y ve Z Kuşağı olarak tanınan insanların hikayelerini anlatmak istiyorum. İlki hemen aşağıda… İyi okumalar.

İlaç Verdiniz de Ne Oldu?!

Kimlik açıklamamak için adına Levent diyeceğim bir danışanım ve ailesi aylardır endişe içindeydi. Çünkü hiçbir anaokulu Levent’i kabul etmiyordu. Çünkü ona Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) teşhisi konulmuştu ve ilaç tedavisine başlanmıştı. Ailesi de kayıt aşamasında durumu okulla paylaştığında, hiç kimse Levent’i aralarına almak istemiyordu.

DEHB hala daha neden oluştuğu anlaşılamamış, bilimsel olarak açıklanamamış bir durumdur. Yurt dışında psikologlar, nörologlar, dil bilimciler vb. uzmanlar çok geniş açılardan DEHB’i anlamaya çalışmaktadırlar. Bu uzmanlardan bazıları DEHB’i farklı bir düşünce şekli olarak yorumlamakta ve söz konusu düşünce şeklinin avantajlarını da göstermekteler.

Çok fazla detaya girmeden şunu da söylemeliyim ki DEHB bir hastalık tanımına sahip olmadığından bütüncül terapiler, uygun psikoterapiler ve bir takım hayat değişiklikleriyle düzeltilebiliyor. Ancak ilaç kullanımı çocuklar için çok ciddi yan etkilere sahip olduğu halde ülkemizde tedavi seçeneklerinin en başında geliyor! (Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğunun Tedavi Yöntemleri yazımı Eleştirel Psikoloji bülteninde okuyabilirsiniz).

Sonuç olarak bir çocuğun daha “etiketlenmesini” önlemek için Levent’in anne babasına rahat olmaya çalışmalarını önerdim. Çünkü onlar gerildikçe olan Levent’e oluyordu! Levent sadece heyecanlı bir çocuk ve tepkileri de ona göre; aslında kimseyi rahatsız etmiyor veya onlara zararı dokunmuyor!…

Oh-Happy-Day1_2411197

Çocukları oldukları gibi kabul edebilecek okullar öncelikli yaratım hedefimiz. Velilerin ve eğitimcilerin de ortak sıkıntısı olan sistemsel sınırlar bir gün değişecek. Ve bunu Işık Çağı Gençleri ve Yetişkinleri devreye alacak ve uygulayacak… Şimdiden başlıyoruz!

Bültenimize Abone Olmak İster misiniz?

Videolar


Bize Ulaşın

info@sebnemozkan.com